Latife Tekin ve Yazının Halleri

Ahmet Ergenç’ten “Latife Tekin edebiyatında yazı ne hallere bürünür, nasıl bir yaşamsal ve politik aygıttır?” sorusu üzerine düşünen bir liste.

Son iki kitabı (Manves City ve Sürüklenme) üzerine birkaç yıl önce yazdığım yazıda Latife Tekin’in yazıyla alakasına dair şöyle bir cümle kurmuştum: “Latife Tekin bizim edebiyatta ‘yazı’ üzerine en çok düşünen ve konuşan yazarlardan biridir herhalde. Yazı-politikasını dikkatle inşa eder ve âdeta bir pankart gibi taşır.” Bu açıdan özel bir yeri vardır Latife Tekin’in, yazıyı adeta bir savunma ve saldırı sanatı olarak kullanır: kültürel, sınıfsal ve politik anlamda çok kuvvetli bir aygıt olarak. Ve bu aygıt sırf ‘biçimsel’ bir aygıt da değildir, kültürel ve politik bir mücadelenin aracıdır. Yine o yazıda söylediğim şeye başvurayım: Latife Tekin’in yazı politikası “gayet radikal ve belirgindir: edebiyat aygıtını burjuvaziden ‘çalmak’ ve yoksullar (edebiyattan ve diğer ‘üst-sınıf’ kültürel kaynaklardan mahrum bırakılmışlar) için ve de “ötekiler” (devrimciler, sürgünler, bohemler, periferidekiler vs.) için yazmak. Bunu yaparken de avangard-modernist bir dil hassasiyetini muhafaza etmek.”

Bütün bu yazı-uğraşı nedeniyle Latife Tekin edebiyatı ‘yazının halleri’ne dair bir yazıyı hak ediyor. Bunu nasıl yazacağımı düşünürken, kendisiyle 2018’de (yıllar rüzgar, evet) yaptığımız bir ‘yazı-araştırmaları konuşması için aldığım notlar aklıma geldi. Yazı üzerine konuşmak için ‘malzemelerimi’ hazırlarken Pelin Özer’in Latife Tekin’le yaptığı enfes söyleşi kitabında (Latife Tekin Kitabı) geçen ‘yazı tanımları’ndan ya da yazı bahislerinden yola çıkarak bir liste oluşturmuştum o zamanlar.

Latife Tekin edebiyatında yazı ne hallere bürünür, nasıl bir yaşamsal ve politik aygıttır onu gösteren bir liste olduğu için bunu burada yayınlamak istedim. Yanlarındaki cümleler, Pelin Özer’in kitabında Latife Tekin’in sarf ettiği, bu tanımların kristalleşmesine yardımcı ya da vesile olan cümleler. Son birkaç maddenin yanında bir cümle referansı yok, onlar da genel anlamda bende kalan bir yazı hissinin ifadesi olarak oradalar. Bu maddeleri bir arada görmenin Latife Tekin’in yazıyla kurduğu alakaya bir mercek tutması, daha kapsamlı bir yazıya vesile olması dileğiyle, diyeyim.

Bir Liste Denemesi:

  1. Mırıltı-yazı (“Kendilerinden önce, binyıl önce oluşmuş dil kalıplarını kuşaktan kuşağa mırıldanıp durmuşlar.” )
  2. Nöbet-yazı (“Yazmak bir nöbet gibiydi.”)
  3. Hiddetli-yazı (“Her romanda bir daktilo kırıyordum.”)
  4. Şiddetli-yazı (“12 Eylül’ün şiddetini bertaraf edip parçalanmamak için benim de o şiddette bir şey yapmam gerekiyordu.”)
  5. Sivil-yazı (“Sivilleşme edebiyat üzerinden yaşandı.”)
  6. Parçalı-yazı (“Keşke onu [ilk roman] daha soluk soluğa, daha parçalanmış bir teknikle… yazabilseydim.”)
  7. Ev-yazı (“Evimin diliyle yazacaktım… evimin diliyle kent dili arasındaki bölünmenin bana yaşattığı mutsuzluğun anısı pek öyle silinebilecek gibi görünmüyordu.”)
  8. Ateş-yazı (“Gövdemden bir ateş geçti ve ben bu kitapları yazdım.”)
  9. Dünya-dışı yazı (“Bir şey yaratacak insanları da görür görmez tanırsınız. Çevrelerine tedirgin edici bir hava yayarlar, çünkü bakışları dünya dışına çevrilmiştir.”)
  10. Biçimler-arası yazı (“Nazım Hikmet’in… söylediği sözler beni etkiledi: ‘Geleceğin biçimi.. Belki de ne roman olacak ne öykü ne şiir ne de senaryo. Bunların hepsini hissettiren çok farklı bir biçim olacak.’”)
  11. İnsomniyak-yazı (“Aralıksız çalışıyor ve uyuyamıyordum.”)
  12. Korkulu-yazı (“Yoksullar yazıya yabancı… dille aralarında korku ilişkisi vardır.”)
  13. Gecekondu-yazı (Gecekondular – “evi sayıklayan yapılar – benim romanım da romanı sayıklayan bir kitap olacaktı… Kitabım gecekondulaşma macerasını yalnızca diliyle değil, biçimiyle de yansıtmalıydı.” Bkz. Berci Kristin Çöp Masalları)
  14. Rüya-yazı (“Rüyalarım benim için yeterlidir.”)
  15. Boşluktaki-yazı (“Okuru nasıl hayal ediyorum biliyor musun? Gözlerimi kapatıyorum ve sonsuz bir boşlukta… kimliksiz ve yüzünü görmediğim biri olarak hayal ediyorum okuru.”)
  16. Sarsıntı-yazı (“Kendine ait bir oda yetmez, o odanın içinde sarsıcı bir şey yaratmak gerekir.” )
  17. Edebiyat-dışı-yazı (“Edebiyat-dışıyım, edebiyatınız beni ilgilendirmiyor.”)
  18. Nesne-yazı (“Bir biçimde, kendimi nesneleştirmektir bu.”)
  19. Yoğun-yazı (“Gece Dersleri’ne baktığımda ürpertici bir yoğunluğu olduğunu görüyorum.”)
  20. Kozmik-yazı (“Ne yapıyoruz bu dünyada, bu yıldızların altında işimiz ne?”)
  21. Acemi-yazı (“Her kitaba ilk romanını yazan bir yazarın acemiliğiyle başlamak istiyorum.”)
  22. Çalıntı-yazı (“Kendimi edebiyat tarihine ait hissetmiyorum.. yazarlığı ‘çaldığımı’ düşünüyorum.”)
  23. Vahşi-yazı (“Neredeyse kayaların üzerine kömürle, kara boyalarla yazmak istiyordum.”)
  24. Yoksul-yazı (“Yoksullar hakkında konuşmak mümkün mü?” Ayrıca bkz. Buzdan Kılıçlar– “Yoksulların hakikatli düşmanı yazı! Seni pılık pırtık hayatımızın muammasını daha da koyulaştırmak için kullandım.”)
  25. Dağınık-yazı “Benim korkum sentaksın da dağılıp gideceğiydi.” Bkz. Buzdan Kılıçlar)
  26. Dolaşan-yazı (Bkz. şehirde dolaşarak yazmak. Bkz. Aşk İşaretleri)
  27. Koku-yazı (Bkz. şehri koklayarak yazmak. Bkz. Aşk İşaretleri)
  28. Dile-düşman-yazı (“Dilin yarattığı uğursuz gürültüye katlanamıyorum.”)
  29. Karşı-yazı (“Dile karşı bir kitap yazabilir misin?”)
  30. Demonik-yazı (“Kötülüğü nasıl bu kadar iyi tanıyorsun?”)
  31. Ters-yazı (“Dile karşı, ters bir yerden konuşarak…”)
  32. Işık-yazı (“Hala yazıyor olmam o ışığı hala özlüyor olmam demek.”)
  33. Kuşkulu-yazı (“Dile karşı içimde bir kuşku ve öfke belirmişti ben fakında olmadan.”)
  34. Titreme-yazı (“Sanki anlam gövdemize yayılan bir sıcaklıkla, bir çarpmayla, bir seğirmeyle doğuyor.”)
  35. Ürperti-yazı (“Kendi ürpermelerimizi dinlemek.”)
  36. Kanın-yazısı (“Sanki kendi kanımın müziğini dinler gibi..” yazıya ve inzivaya çekilmek.)
  37. Uyku-yazı (“Uyku ve rüya büyük sorular.”)
  38. Negatif-yazı (“Dünyada kendisini insan olarak bulmanın üzüntüsünü duyan, içten gelen bir itirazla varlığının keyfini çıkarmayı reddeden yazarlar beni ilgilendiriyor.”)
  39. Dünyasız-yazı (“Bana sorarsanız gerçek yazarların gidilecek bir yeri de dönülecek bir yeri de yok. Onların gözünde dünya silinmiş gibidir.”)
  40. Ses-yazı (“Anlamlardan, sözcüklerden önce bir ses gerekiyor bana.”)
  41. Arkaik-yazı (“Bence ilk insanla bugünkü insan arasında duygular açısından çok da büyük farklar yok.”)
  42. Delilerin-yazısı (“Her köyün bir delisi vardır, hatta birkaç delisi. Sonra o deliler, deliler buluşması yaparlardı… Delilerin delilerle anlaşabilmesi fikri ne kadar hoş.”)
  43. Sığınak-yazı (Bkz. Gece Dersleri)
  44. İllegal-yazı (Bkz. Gece Dersleri)
  45. Otomat-yazı (Bkz. Buzdan Kılıçlar)
  46. Fabrika-yazı (Bkz. Manves City)
  47. Ütopik yazı (Bkz. Sürüklenme)
  48. Soluk-yazı (Bkz. Artaud)
  49. Deri-yazı
  50. Çekiç-yazı
  51. Hırıltı-yazı
  52. Aç-yazı
  53. Açık-yazı
  54. Yarım-yazı
  55. Zehirli-yazı
  56. Buz-yazı
  57. Öfke yazı
  58. Kabile-yazı
  59. Göçebe-yazı
  60. İlkel-yazı
  61. Endüstriyel-yazı
  62. Yabani-yazı
  63. Gayri-şahsi yazı
  64. Pankart-yazı

Bir not: bu liste denemesinin üzerine Roland Barthes’ın yazının tarihsel, kültürel ve politik anlamlarını araştırdığı kitabı Yazı Üzerine Çeşitlemeler’e bakmak da iyi olabilir.