Tik Tak

Tik-Tak

“ve zaman, her şeyin ilizyonudur…”

içeride, dışarıda-gökyüzüyle yeryüzünün tanımlandığı her gerçeklikte.. (evet,ilizyonlar gerçekliği yaratırlar.) Bir şeyin ilizyon olması, orada olmadığı anlamını taşımaz. Bir ilizyonu yok sayamazsın. ‘zaman’da o her şeyin içindeki başka bir ‘şey’ olduğu için, aynı zamanda kendisinin de bir ilizyonudur. Bu durumu, konumuzdaki bir çeşit patolojik vaka olarak ele alacak bile olsak, bu, diğer tüm bakış açılarından uzaklaşmamıza yetecek türden bir varsayım değildir. (ve zaman.her şeyin varsayımı da olabilir.) Zamanın bu duruşu,yansıtılabilecek hemen her şeyde kendini öyle muhteşem, öyle tehlikeli, öyle tekinsiz ya da belirsiz şekillerde var eder ki, etkileri kendi var oluşunu dahi unutturur. Ses olur, görüntü olur, düş olur, matematik olur, tarih olur, intikam olur, son deyiş ve başlangıç olur. Her zaman dönüşecek bir biçim, sızacak bir delik bulur. O, bir rüyadan uyandığında, hatırladığın son şey olan, boşlukta vücut bulmuş bir cümlenin sana göz kırpması gibidir..

-“Bilinçaltımı bilmiyorsun.

                                          İmza: Zaman

    Öyle ki, zaman’dan (rüyada bile olsa) güvenilir bir cümle kurmasını beklemenin boş bir beklenti olduğunu öğretir bazılarına. Diğer bazıları ise, zaman’ın bu korkunç şakasından bihaber umutsuzca kurtuluşu aramaya devam ederler.

ilk grup sesi keşfeder, ritmi keşfeder, çizgiyi, rengi, dokuyu, duyguyu keşfeder. Zaman’ın kötü şakasına katılarak, onu eğip bükmeye, şekillendirmeye karar verirler. Zaman’la kurulan bu muzip ve zorunlu uyum, yaşanılacak olana yaşam öpücüğünü kondurmuş olur. Tüm başarılı müzisyenler,delirmiş ressamlar, öykücüler, devrimciler, mucitler ve dahası bu kıyafeti giyerler ve tarih, bu-zamanı dokularına yerleştirip, ölümlülüklerini ölümsüzleştiren grup tarafından yazılır. Zaman’ı, A dan B ye hareket eden bir doğru şeklinde değil, sürekli kendi merkezine doğru devinen bir helezonmuş gibi kodlayabilmekten geçer bu kavrayış.. Alt metni kozmik bir denkleme denk gelen fakat artık sıradanlaşmış bir tür dışavurumdur zaman. Kendini tanımlamaktan nefret eden bir beynin dışavurumu gibidir. Dizginlenemez, inkar edilemez, boş verilemez bir tehdit ya da iflah olmaz bir zerdüşt kabullenişidir..