Salgın Kayıtları IV: Emre Zeytinoğlu

Siyaset alanında ekonomik çöküntünün neden olduğu bir değişiklik olacaktır elbette. Ne var ki bu değişikliğin, sırf bu salgının teşvik ettiği bir iyileşmeye paralel olması çok uzak ihtimal.

1. Bu salgın hayatınızı nasıl etkiledi, radikal bir kırılma yaşadınız mı? ‘Eskisi gibi olmayan’ şeyler var mı?

Karantina döneminden önce de zaten pek de sokağa çıkan biri değildim. Yalnızca üniversiteye derse gidip gelmek, bazen çok kısa süreli akşam yemeği yemek için çıkardım. Bir de zorunlu bazı işler için tabii… Bu yüzden hayatımda radikal bir değişiklik olmadı. Yine de hayatımda eskisi gibi olmayan iki basit şey var, onların birincisi şu: Benim bundan sonrası için yaptığım plan… Dışarı çıkmamı gerektirecek tüm işleri, mümkün olduğu kadar azaltmak ve şimdiki karantina günlerine benzer bir zamanı, bundan sonra da evde kendime sağlamak. İkincisi de saate bağlılığımın kaybolması: Haftada bir internetten yaptığım üniversitedeki dersimin dışında, beni zamana bağlayan hiçbir şey yok. Her şeyi istediğim zaman yapıyorum, istemezsem de yapmıyorum. Uyku ve yemek düzeni de buna dâhil.

2. Evde kalınan bu durumda, evinizle, ev dediğiniz yerle ve evin dışıyla alakanız değişti mi?

Hayır, hiç değişmedi. Zamana bağımlılıktan kurtulmayı saymazsak, diğer günlerdeki alışkanlıklarım hâlâ aynen sürüyor.

3. Kendi alanınızda (edebiyat, sinema, müzik, tiyatro, politika, çağdaş sanat, felsefe, sosyoloji, gazetecilik vesaire…) nasıl bir değişim oldu? Teoride ve pratikte?

Pratikte büyük bir değişiklik oldu. Çok farklı konuları yazmama ve konuşmama neden olan diğer işlerin araya girmesi yüzünden, yaklaşık 7-8 aydır bir türlü istediğim gibi ilerleme kaydedemediğim yeni kitap çalışmam, son derece sağlıklı bir hale geldi. Bir tek onun üzerine çalışma fırsatı buldum ve şu anda kitabın sonuna doğru hızla ilerlediğimi hissediyorum. Böylece, daha önce pek ilgilenmediğim teorik konularla, bu kitapta daha detaylı ilgilenme olanağı doğdu.

4. Yakın gelecekle ilgili ne düşünüyorsunuz, bu salgın gelecekte bir ciddi değişime yol açar mı? İnsanların yaşayış ve düşünüş şeklinde bir değişim olur mu?

Belki ilk zamanlarda, insanlar kendi alışkanlıklarını gözden geçirip birtakım tavırlarını, birtakım arzularını düzenleyebilirler. Hatta önlerine, toplumsallık adına büyük hedefler koyanlar da çıkacaktır. Ama bunların son derece kısa süreceğini ve kişisel düzeyde kalacağını düşünüyorum. Salgın sonrası koşullar, bu hedeflere doğru atılan adımları işlevsiz ve anlamsız kılacak. Geleceğe dair Zizek’vari bazı etik-toplumsal saptamalar, doğrusu bana uçuk, hatta palavra geliyor. Chomsky’vari ahlâkî yaklaşımları ise fazla iyimser buluyorum. Siyaset alanında ekonomik çöküntünün neden olduğu bir değişiklik olacaktır elbette. Ne var ki bu değişikliğin, sırf bu salgının teşvik ettiği bir iyileşmeye paralel olması çok uzak ihtimal… Bir şeyler değişse bile, daha büyük bir kargaşa ve daha büyük bir yıkımla karşılaşacağımızı tahmin ediyorum.

5. Anlatmak istediğiniz bir salgın anısı ya da rüyası var mı?

Yok.

6. Bu salgın zamanlarının size hatırlattığı ya da size eşlik eden kitap, film ya da müzikleri sorsak?

Daha önce belirttiğim gibi, evde bir kitapla uğraşıyorum. Bu yüzden hümanizma, trans-hümanizma ve post-hümanizma ile ilgili kitaplarla ve yine bu konudaki filmler ve videolarla ilgileniyorum. Müzik ise bir rutine dönüştü; sabah TRT Radyo 3, akşam da internetten Yunanistan radyoları… Şimdilik böyle, ama belki zaman geçtikçe başka şeyler dinlerim, bilemiyorum.

Yazı görseli:

Elif Özen, Facing Of, 136×180 cm

Sanatçının izniyle