Punctum #4: Eyhan Çelik

‘Önüm Arkam Sağım Solum Sobe!’ adlı çalışma, bedenlerimiz üzerinden işleyen kapatma-kuşatmaya karşı direnci merkeze alan bir bakış öneriyor.

ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM SOBE!

“Kapatma mekanizmaları”nı, bedenlerimizi terbiye edip davranışlarımızı disipline etmeye çalışan kocaman resmî kurumlar olarak düşünmek yerine, gelin bedenli varlığımız, bizzat bedenlerimiz üzerine düşünmeye çalışalım ve düşünmeye bedenlerimizden başlayalım.

Bedensel özgürlüğümüzün, gündelik yaşamda etrafımızı kuşatmış ve neredeyse görünmez hale gelmiş kurallar, düzenleyici pratikler, alışkanlıklar, gelenekler ve ritüeller toplamı tarafından işgal edildiğini biliyoruz. Bilmekle kalmıyor, reddediyor, rahatsız oluyor, dile getiriyor, bu döngüden yoruluyor, yeri geliyor kayıtsızlaşıyor, yeri geliyor kabullenmeye başlıyoruz. Öyle ki, bu kabullenme ve kısıtlanma, bu tabiiyet neticesinde bizzat kendimiz kendi bedenimiz üzerinde saklayarak, saklanarak, kapatarak-örterek, biçime sokarak, uyumlu kılarak daha öznel bir kapatıp kuşatma biçimi yaratmaya başlıyoruz.

Bu çalışmada, sıradan görünen bu kapatma ve kuşatmaya, içinde taşıdığı evcilleş(tir)meye karşı direnç ile bakmayı öneriyorum.