Post. Dosya No 4: Ulus Baker

Post. olarak dördüncü dosyamızı yayımlıyoruz ve bu dosyayı Ulus Baker’e adıyoruz.

Açık Çağrı

Düşünür, sosyolog, öğretim üyesi, çevirmen; satranç ustası; müzik kuramcısı; sayısı bilinmeyen dilde konuşan ve ninniler, ilahiler, halk şarkıları söyleyen; angaje solcu, dergi yazarı, sigara tiryakisi, özyıkımcı bir bohem olarak Ulus Baker. İster bir ‘persona’ olarak ele alalım, istersek de üretimine odaklanalım; çok yönlü, çok boyutlu bir düşünce insanını ele alacağız ve ‘tek bir düzlemde’ kamusal entelektüel olarak bir Ulus Baker ‘manzarası’ ortaya çıkarmayı deneyeceğiz.

Düşünce ve bilgi üretiminin kompartımanlara ayrılarak ‘uzmanlaştığı,’ disipliner sınırların keskinleştiği sosyal bilimler alanında – Türkiye’de – az sayıda kişi, Ulus Baker gibi ‘disiplinler arası’ yöntemin ötesine geçerek; toplumun, insanın, imgenin, duygunun ve günlük hayatın bilgisini birbiriyle iç içe okudu. Kitapları, çevirileri, dergi yazıları, üniversitedeki dersleri ve konuşmaları aracılığıyla sinema, felsefe, etik, müzik, edebiyat, sanat ve siyaset gibi farklı alanlarda ‘bakış açıları’ önererek, modern toplumu, geç kapitalizmi, medya ve kitle iletişimini, kuramsal perspektifler ile pratik imkanlarının birbirine açıldığı bir çerçevede analiz etti.

Medyanın düşünce yeteneğimizi ve ‘olaylarımızı’ kaybettirdiği tespitini yaparken, yeni bir olay kavramına ihtiyaç duyduğumuzu söylüyor ve “düşünme alanlarını yeniden açacak bu ‘olaylaştırma’ yöntemi nasıl uygulanabilir?” sorusunu şöyle yanıtlıyordu: “Düşünceye düşünceyle karşı çıkılır ancak. Yani düşünceyi bütün perspektiflerinde homojenleştiren, aynılaştıran düşünceye (işte ideoloji budur), perspektife dayalı somut bir düşünceyle karşı çıkılabilir.”

O halde, ‘olaylarımız’ üzerine düşünmek ve ‘düşünce alanlarını yeniden açmayı’ denemek için bugün Ulus Baker’in metnine geri dönmeyi istiyoruz. Baker’in Spinoza’ya atfen dile getirdiği haliyle, “Etik, iyi karşılaşmalar örgütlemektir.” Bu dosyanın ‘iyi karşılaşmalara’ ve temaslara vesile olması dileğiyle.

Dosya için önerdiğimiz ve elbette diğer önerilere açık olan tematik başlıklar şöyle:

  • ‘İmaj nedir?’ Zaman-imaj ya da video imaj, şok-imaj ve rizom-imaj kavramsallaştırmaları, günümüz dünyasında ‘imajların gücüne’ dair neler söyler?
  • ‘Montaj düşünce’ ne demektir?
  • Bir ‘düşünce aygıtı’ olarak sinema gerçekliği nasıl üretir veya manipüle eder? Belgesel sinema nasıl bir temsil rejimi kurar, ‘praksis’ olarak hangi müdahale imkanlarını barındırır?
  • Duygular sosyolojisi nasıl bir ‘sosyolojik tahayyüle’ karşılık gelir? Toplumsal tiplerin üretimi gündelik hayatın sosyolojisi için neden gereklidir?
  • ‘Kanaat toplumu,’ disiplin veya denetim toplumuyla ilişki içerisinde nasıl okunabilir? Kanaatler üzerinden hakikat rejimleri kuran yapılara (medya, hukuk, akademi, siyasal alan vs.) nasıl direnilir?
  • Bir entelektüel olarak Ulus Baker’in hayat hikayesi bize ne anlatır?
  • Ulus Baker’in diğer düşünür ve entelektüellerle bağı, Türkiye akademisi ve düşünce tarihi açısından önemi nedir?
  • Yazılarının yanı sıra çeviri faaliyetleri açısından Ulus Baker’in katkısı nasıl değerlendirilir?
  • Ulus Baker bize nasıl bir tahayyül dünyası sunar? Bugün Ulus Baker okumak ne anlama gelir?

Yazılarınızı 1 Aralık 2020‘ye kadar editor.postdergi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Post. derginin daha önce yayımladığı dosyalar için bkz.

  1. Necmiye Alpay Dosyası: Necmiye hanım ve entelektüel zarafeti
  2. “Hayır” Dosyası: Post’un ikinci dosyası için açık çağrı: Hayır
  3. Salgın Kayıtları: Soruşturma: Salgın Kayıtları