María Esther Vázquez Borges’in Nesi Olur?

María Esther Vázquez
Borges’in nesi olur?

Milliyet Kitap ve Radikal Kitap başta olmak üzere yayın dünyasıyla doğrudan ilgilenen pek çok kaynağa göre ‘asistanı ve hayat arkadaşı.’ Asistanı olduğu doğru da, hayat arkadaşı kısmı biraz değil, bir hayli kuşkulu. Zira Borges’in uzun hayatında, Elsa Asteta Millán ve María Kodama dışında ‘hayat arkadaşı’ sıfatıyla anılabilecek hiç kimse yok. Küçük bir araştırma bu hakikati hemen doğrulayabilir üstelik. Durum bu kadar aşikâr iken, bu yanlış bilgi nasıl sarıverdi ortalığı acaba? Daha önemlisi, bu yanlışın kaynağı kim?

Milliyet gazetesinin aylık kitap ekinde gözüme çarptı ilkin. Memleketimiz, giderek her anlamda tuhaf bir yaygın yanlışlıklar ansiklopedisine dönüştüğünden pek fazla umursamadım doğrusunu söylemek gerekirse. ‘Hayatta en hakiki mürşit ilim’ olsa da, insanların kendilerine sunulan hazır bilgiden kuşkulanmak gibi bir alışkanlığı veya eğilimi yoktu. Bu da onların tabii bir neticesiydi herhalde.

Fakat, Radikal Kitap’ın 4 Mart’taki sayısında da aynı bilgi yanlışını, -üstelik aynı kelimelerle- görünce, benim miyop gözlerim bile durumda bir tuhaflık olduğunu fark etmekte gecikmedi. Her iki yazı da, Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Jorge Luis Borges’in o ünlü Babil Kitaplığı dizisini yeniden yayımlamaya başlaması vesilesiyle yazılmıştı. Levent Yılmaz’ın editörlüğünde yıllar önce Dost aracılığıyla okur karşısına çıkan dizi, muhtelif nedenlerle yarım kalmıştı. Kırmızı Kedi, o yarım diziyi tamamlamak üzere harekete geçmiş, ’25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler’le de ilk adımı atmıştı. Enis Batur da, Borges hakkında nefis bir yazı yazarak emeğini esirgememişti diziden.

BORGES’İ YARI YOLDA
BIRAKAN İNSAN

Buraya kadar hiçbir sorun yoktu, alkışlanası ve övülesi bir çabaydı netice itibariyle. Sorun, her iki yazıda da Maria Ester Vasquez diye kayda geçirilen María Esther Vázquez’deydi! Gerek Milliyet Kitap, gerekse Radikal Kitap’taki yazılarda, María Esther Vázquez’in, Borges’in “asistanı ve hayat arkadaşı” olduğu söyleniyordu. Hatta, Milliyet Kitap yazarı, hayat arkadaşı gibi muğlak bir ifade ile yetinmek yerine birkaç adım ileri gitmiş ve “ilk eşi” sıfatını kullanmaktan da çekinmemişti. Radikal Kitap’taki yazı ise daha vahimdi. Zira, María Esther Vázquez’le yapılan bir söyleşiydi bu ve söyleşiyi yapan arkadaş bilginin doğruluğundan o kadar emindi ki, bu konuda herhangi bir soru sormak aklına gelmemişti bile. Söylemeye hacet var mı sahiden de, María Esther Vázquez hayat arkadaşlığından filan söz etmiyordu söyleşide.

Neredeyse iki yıldır Jorge Luis Borges’le meşgul bulunduğum için, memleket kültürüne uygun bir alışkanlıkla kendimden kuşkulandım doğal olarak. Yanlış mı hatırlıyordum acaba? Gözleri Görmeyen İki Adam: Cemil Meriç – Jorge Luis Borges kitabında beş yüz sayfa boyunca büyük bir hata yapmış olabilir miydim? Önce internetteki ansiklopedilere baktım, sonra da Kitabın Aynasındaki Adam’dan başlayarak elimdeki Borges’le ilgili kitaplara. Hiçbirinde María Esther Vázquez’in Borges’in “hayat arkadaşı” olduğuna dair bir bilgi yer almıyordu nedense. Evet, asistanlığını yaptığı doğruydu. Birlikte yolculuklara çıkmak anlamında “yoldaşlık” ettiği de doğruydu. Borges’in annesi Leonor’un itirazına rağmen dünyanın pek çok yerini birlikte dolaşmışlardı ayrıca. Ne var ki, herkes evlenmelerini beklerken María Esther Vázquez, Horatio Armani ile evlenivermişti işte. Bir başka ifadeyle, Estela Canto’dan sonra María Esther Vázquez de, çok geçmeden, “piramitler kadar yaşlı bulduğunu” söyleyeceği Borges’i yarı yolda bırakmıştı.

BORGES, VÁZQUEZ’DEN
HOŞLANIYOR AMA…

James Woodall’ın Kitabın Aynasındaki Adam / Jorgel luis Borges: Bir Hayat’da anlattığına göre, küçük çaplı skandal bundan ibaret de değildi. Vázquez, ilk Borges biyograflarından şair José Luis Ríos Patrón ile nişanlı olduğu halde, hem Borges, hem de müstakbel kocası Horacio Armani ile de gereğinden fazla meşguldü! Durumu fark eden José Luis Ríos Patrón, kendisiyle evlenmediği takdirde intihar edeceğini söyleyecekti Vázquez’e. Birkaç gün sonra da, Buenos Aires’in tenha sokaklarından birinde, genç kadının gözleri önünde tabancayı şakağına dayayıp tetiği çekmekten çekinmeyecek kadar da sözünün eriydi üstelik. José Luis Ríos Patrón, dediğini yapmış ve sevdiği kadının kollarında gözlerini kapamıştı. Ne var ki, Vázquez, Borges’le ilişkilerini de anlattığı otobiyografisinde bundan tek kelimeyle olsun söz etmeyecekti. (Çeviren: Armağan Anar, İletişim, 282)

Gözleri Görmeyen İki Adam: Cemil Meriç – Jorge Luis Borges kitabında yer alan mektubunda da Borges uzun uzun bundan bundan söz ediyordu zaten: “Annem Leonor’u bir kenara bırakacak olursak şayet, benimle tam gün çalışan sekreterlerin ilki María Esther Vázquez’di. Sekreter deyişimin çok fazla inandırıcı gelmeyeceğinin bilincindeyim, mânâ itibariyle sekreterliğin ötesindeydi elbette. Solgun saçları ışıltılı omuzlarına yaprak yaprak dökülen bu kızı daha önceden tanıyordum. (Gördüğümden değil, duyduğumdan böyle söyledim!) 1956 yılıydı galiba, Felsefe ve Edebiyat Fakültesi’nden bir grup arkadaşıyla Calle Maipú’da ziyaretime gelmişti. Aralarında genç ve güzel kızlar bulundukça, ziyaretçilere asla itiraz etmezdim ben. Fakat bu kızcağız öylesine çekingendi ki, -annemin anlattığına göre- kendisine ikram edilen bir fincan çayı bile içememişti. Vakit geçtikçe zaaflarını yendi ve Ulusal Kütüphane’de José Edmundo Clemente’nin yardımcısı sıfatıyla ofisimizi şereflendirdi. Fakat esas görevi, benim dile getirdiklerimi dikte etmekten ibaretti. Sonra birkaç yıl kayboldu ortadan. Duyduğuma göre, intihar eden nişanlısı kollarının arasında öldüğü için ailesi tarafından Avrupa’ya gönderilmişti.

Döndüğü zaman kütüphane yerine Belediye Radyosu’nda işe başladıysa da, benim sekreterlik görevini tekrar üstlenmekte gecikmedi. Söylemiş miydim bilmiyorum, ben öteden beri kadınlarla işbirliği yapmaya itiraz etmemiş bir insanım. Nasıl demeli, yanımda yöremde cıvıltılı kahkahalar duymak, çocukluğumdan itibaren hoşuma gitmiştir benim. Hatta, pek çoğuyla ortak kitaplar da hazırladım. Estela Canto ile kıyaslandığında Esther’i asıl başarısı, Leonor ile sağlam bir dostluk kurabilmesinde gizliydi. Üstelik o bununla yetinmemiş, kısa sürede statüsünü Leonor’un sağ ya da sol kolu seviyesini kadar yükseltmişti. İtiraf edeyim ki, María Esther’le ilişkimiz, bir süre sonra yazılarımı dikte ettirmenin bir hayli ötesine geçiverdi. Benim çok sevdiğim, ‘Tanrı bana kitapları ve geceyi birlikte bağışladı’ mısraı ile başlayan Poema de Los dones / Armağanlar Şiiri’ni ona adamıştım. Evlilik teklifimi reddetmesi, sonraki baskılarda bu ithafı kaldırmamın hakiki sebebiydi ama Vazquez’e yüklediğim anlamı inkâra asla yeltenmedim.” (Gözleri Görmeyen İki Adam: Cemil Meriç – Jorge Luis Borges, Everest, 398)

HATANIN KAYNAĞI KİM?

Bütün bunlar ortada olduğuna göre, María Esther Vázquez’i Borges’in hayat arkadaşlığına kim yakıştırmıştı acaba? Zira, gerek Milliyet Kitap, gerekse Radikal Kitap’ta yer alan ifadeler, bu bilginin aynı kaynağa dayandığını koyuyordu ortaya. Internette küçük bir araştırma yapınca, söz konusu yanlışın Kırmızı Kedi Yayınevi Yayın Yönetmeni İlknur Özdemir’den kaynaklandığını keşfetmekte zorlanmadım. Kendisi de başarılı bir çevirmen olan Özdemir, 10 Şubat 2016 tarihinde Radikal’de yayımlanan söyleşisinde, “Ayrıca kitapta Borges’in bir dönem asistanlığını da yapan hayat arkadaşı Maria Ester Vasquez’e verdiği, Borges’in dünyasını tanımamız ve anlamamız adına büyük önem taşıyan bir söyleşi de yer alıyor” diyordu. Diğerleri de bu ifadeyi alıp aynen kullanmaktan çekinmemişlerdi anlaşılan. Bir bakıma haklıydılar da, Yayın Yönetmeni’ne de güvenmeyeceklerse kime güveneceklerdi ki?

Tabii ki bu yanlışı düzeltmek benden ziyade Borges çevirmenlerine, söz gelişi Armağan Anar’a, Celâl Üster’e yahut Selahattin Özpalabıyıklar’a düşerdi. Onların gözünden kaçtığını düşünerek duruma müdahil olma gereğini hissetmekten alamadım kendimi. Muhtemelen, eski bir gazeteci refleksi de gizli bu yazının muhtelif köşelerinde. Umarım, Borges’in ilk eşi Elsa Asteta Millán ile ikinci eşi María Kodama, başta İlknur Özdemir olmak üzere hepimizi affeder…