Kara An

Ankara’da yine bomba patladı. Bir ‘kara-an’ daha. Ölenler ve geride kalanlar için bir yazı.
“Ben bu gece bir toprak parçası, bir din olsaydım, bir bayrak olarak dünyaya yeniden gelseydim, koşar koşar bir dağdan denize atlardım.”

Bir yerlere Ankara saldırısıyla alakalı bir şeyler yazayım diyorum. Oturuyorum, iki cümle, üç cümle… Sonra siliyorum. Birkaç giriş yazıp yazıp siliyorum.

Diyorum ki,
Acaba bombayı bir saniye önceden hissedebilmişler midir ya da o anda o bomba sesini işitebilmişler midir? Ve her şey gözlerinin önünden geçmiş, akıllarından bir şeyler sıralanmış ve üzünç içinde gözlerini yumup, yanmışlar mıdır?
Çünkü o anı önceden bir kişi bile sezmişse diye, bizim bir bok yapmayacağımızı, her şeye yeniden devam edeceğimizi bile değil, rutin bir şekilde devam edeceğimizi hissetmişse diye içim içimi kemiriyor.

Oturuyorum. Bir şey yazacağım yahu diyorum. Aklım aklımın alabileceği şekilde en azından kendine isyan etsin diyorum. Çünkü bu ülkenin sokaklarına bile çıkmak istemiyorum.

Hay hay! Din bölünmesin, bayrak bölünmesin, toprak bölünmesin.
Hay hay ulan! Bir kol bir insandan, bir göz bir insandan, bir bacak bir insandan, bir çocuk bir babadan, bir sevgili eşinden bölünsün!
Hay hay ulan! Hay hay! Sizinle din ile bayrak ile toprak ile bu şekilde yaşayacaksak, bu gözüm, bu yüreğim, bu kolum, bu bacaklarım benden ayrılsın ve kendine başka bir yuva bulsun.

Ben bu gece bir bombaya dönüşüp, dinleri de, bayrakları da, toprakları da koltuğumun altına alıp pimi çekmek isterdim.

Ben bu gece bir toprak parçası, bir din olsaydım, bir bayrak olarak dünyaya yeniden gelseydim koşar koşar bir dağdan denize atlardım.

Hiçbir şeyin hiçbir işe yaramadığı ölüm karşısında, niçin öldüğünü bile hesap edemeden ölen herkes için yeniden dünyaya gelmek isterdim. Bir şekilde kendi uzuvlarımın parçalarından yeni denizler, yeni yollar, yeni bulutlar, yeni dağlar, yeni ırmaklar, yeni yeni yeni yepyeni bir dünya yaratmak isterdim.

Ama hay hay ulan!
Din bölünmesin, toprak bölünmesin, bayrak bölünmesin.
Hay hay! Din bir, toprak bir, bayrak bir olsun.

İnsan olmak çoktur, çok olacaktır.
Sizinle birleşmek değil, sizinle bölünmek için hay hay ulan, bu kol bu bedenimden, bu göz bu kafamdan, bu aklım bu benden çıksın gitsin.

Düşünüyorum.
“Ah öldüm ve niye, niçin?
Ah öldüm ve hiçbir şey olmayacak” demişse diye duramıyorum, kolum benden, gözüm benden, yüreğim benden, aklım da benden ayrı ayrı kaçıyor.

Diyorum ki,
Yoksa ölmezdi be ektiği fidanla poz veren adam. Ölmezdi.

Berkay Baş, Ankara'daki saldırıda hayatını kaybetti.
Berkay Baş, Ankara’daki saldırıda hayatını kaybetti.