Kapkara

Kimselerin aklını bile gelmeyecek kelimeleri kullanarak, bomboş İstiklal’de, bomboş Kızılay meydanında, bomboş ve diğer tüm meydanlarda. Bir şiir yahu! Ne çok ne az! Ama bağıra bağıra, deli diye pencerelere çıksınlar!

“Kapkara bir sabaha uyanıyorum,” diyerek ucuz bir giriş yapıyorum kendimle konuşurken. Kaldırıp duruyorum geceden kalma tüm bardakları, küllükleri, şişe şişe içilmiş şarapları, pencereleri açıyorum, perdeleri çekerken çıkan korniş sesleri… Çıkan her ses şöyle diyor “Ah be oğlum, gitsene!” Ellerimi pencerenin kenarına dayıyorum, vücudum sarktı sarkacak, dimdik duruyorum. “Dirseklerini kır, at kafanı aşağı, yuvarlansın, yuvarlansın insin insin ve bir tele dayanıp kalsın,” diyorum.

Bir şiir söylemek zamanı belki de. Kimselerin aklını bile gelmeyecek kelimeleri kullanarak, bomboş İstiklal’de, bomboş Kızılay meydanında, bomboş ve diğer tüm meydanlarda. Bir şiir yahu! Ne çok ne az! Ama bağıra bağıra, deli diye pencerelere çıksınlar! Tükürükler saçarak devam edeyim okumaya.
“Çiçekler ekeceğim! Kim bana su verir!”

Bu mısrayı şöyle üç kere beş kere bağıra bağıra söyleyeyim, sen çık cama, ben çıkayım cama, o çıksın cama. Herkes çıksın camlara!

Devam edeyim takıldığım yerden.
Çiçekler ekeceğim! Kim bana su verir?
Kim ağaç diye dikilir buraya? Kim dere diye akar?
Ellerinizi meyve meyve yapıp yer misiniz?

-tükürüklerim henüz bitmedi ama nefes nefeseyim, Taksim Meydan’ından Tünel’e kadar aynen bu şekilde yürüyorum.

Ben buraya ağaç diye çıkmışım/ Ben buraya meyve diye sesleniyorum/
Dere diye akıyorum/ Dalga diye camlarınıza vurmaya gelmişim/

-olduğum yerde tepiniyorum, Çiçek Pasajı’nın önündeyim, susmadan:

Kaldırın şimdi ellerinizi, kırın belinizi, gerin dirseklerinizi/
Atın kendinizi camdan/ Atın kendinizi bu andan/
Kırın, dökün kendi kemiklerinizi bile/ Bir ceviz gibi boşaltın kabuğunuzu/
Kaldırın kaldırın fırlatın karyolalarınızı/ Sökün perdelerinizi/
Işık gelsin, güneş girsin/
Güneş var!/ O pencereden bu pencereye/
Bir çarşaf gibi deniz var/ O kıyıdan bu kıyıya/
Bir dağ var/ O doğudan bu batıya/

Sen varsın! Sen varsın! Sen varsın sen varsın!

O yürekten bu yüreğe! O yürekten bu yüreğe!
O yürekten bu yüreğe! O yürekten bu yüreğe!

Sonra düşüyorum dizlerimin üzerine. Çünkü bir bomba, içim, bomboş.