Hepimiz Anlamak İsterdik

Silahı alnımın tam ortasına dayadığında flashbackler yaşadım. Korktum ama bağırmadım. Bembeyaz olan asık suratını inceledim. Birazdan dağılan kan onun da yüzünü mahvedecekti. Ona üzüldüm.

dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum- aslında ben ünlü bir performans sanatçısı olmak isterken, acısını göstermek isteyenin çektiği filmlerdeki montajla atılmış karelerinden birisi oldum. tıpkı annem gibi davranıyordum yani. Annem, babam salonun ortasında kur’an okurken mutfakta bulaşık yıkardı. Annem, babam televizyon izlerken banyo taşlarını ovardı. Annem, babam hayvanları katlederken bahçeyi yıkardı. Annem, babam bir diğer gün eve geldiğinde babamın sırtını sıvar gibi yapardı. Annem, babamı yıkardı. Annem, beni yıkardı. Annem, kardeşim Rıza’yı yıkardı. Annem, balkon mermerlerini yıkardı. Annem, kırkı çıkan bebekleri yıkardı. Annem, halıları yıkardı. Annem, çiçekleri yıkardı. Annem, mahallede ölen yaşlı kadınları yıkardı. Annem, yeni doğum yapan kadınları yıkardı. Annem, ameliyatlı kadınları yıkardı. Annem, kendisini yıkardı. Biz, hepimiz bir sepetin içerisinde yıkanmayı bekleyen kirli şeylerdik sanki ve asla önceki rengimizi koruyamıyorduk.

Kirli bulaşıkları lavabonun içerisindeki pembe leğenin içerisine doldurup temizlemek için tekrar çıkartıyordum. Akşam güneşinin dik açılarla suratıma düştüğü pencerenin altında erimeyi çok isterdim  ama güneş hemen batıyordu. Bulaşık yıkamadığım zamanlarda, tabureye oturup sigara içerek pencerenin önünden geçenlerin ayaklarını izliyordum ya da gece boyunca bulaşıkları önüme dağ yapan genç çocuğun yüzüne bakıyordum. Bembeyaz asık suratıyla hastalıklı gibi durmayı çok iyi beceriyordu ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Buraya yeni başladı. Bazen şarkı söyleyerek aşağıya iniyordu, bazense yukarıdaki müşterilere küfür ederek… Onunla hiç göz göze gelmedik. Onunla hiç omuzlarımız birbirine değmedi. Onunla hiç konuşmadık. Onunla bir kere karşılıklı sigara içtik. O, sigara içerken yaşından büyük tespih tanelerini saydı, bense, siyah gür saçlarını seyrettim. dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum- bir makine değildim, bir makineden daha çok iş görüyordum, bir makineden daha az kazanıyordum. Buraya keyfimden gelmedim. Burada keyfimden sabahtan akşama kadar bulaşık yıkamıyorum. Burada keyfimden lavaboya inen adamların akan salyalarına bez olmuyorum. Burada keyfimden yukarıdan gelen berbat arabesk görgüsüne maruz kalmıyorum. yalnızca doldurmuyordum-yalnızca boşaltmıyordum-yalnızca doldurmuyordum-yalnızca boşaltmıyordum-yalnızca doldurmuyordum-yalnızca boşaltmıyordum- değişen ne varsa kitaplarda kaldığına inanırdım daha önceleri, ama beni fark ettiklerinde daha hızlı davranmaya başlamışlardı: ilk önce babam. annem. kardeşim Rıza. dedem. kuzenim selim. kuzenim umut. kuzenim sadık. komşularımız. bakkal. anneannem. eniştem. sınıf öğretmenim-rehber öğretmenim-okuldaki çocuklar-kantinci-güvenlik-müdür. “Tanımlanması zor olan her zaman ilgi çekeeeeeeeeeeer, taaamamm mıııı?” diye, bağırmak isterken, hepsini izledim. hepsini yakından izledim. hepsini uzaktan izledim. hepsini yatakta izledim. hepsini aşağıdan izledim. hepsini yukarıdan izledim. hepsini sokakta izledim. hepsini evlerinde izledim. hepsini beni yakalayabildikleri yerde izledim. Onlar, bana, beni anlamayacak kadar bile bakmamıştı, ama ben hepsini izledim.

Silahı alnımın tam ortasına dayadığında flashbackler yaşadım. Korktum ama bağırmadım. Bembeyaz olan asık suratını inceledim. Birazdan dağılan kan onun da yüzünü mahvedecekti. Ona üzüldüm.  Adını sordum. Söylemedi. Adını tekrar sordum, bu defa “sus… sıkarım yoksa…” dedi. Gerçekten de konuşacak bir şey yoktu. Konuşacak bir şey olsaydı eğer, her şey yolunda giderdi. Ben birazdan ölmezdim, o katil olmazdı. Belki ben gerçekten birazdan ölmezdim ve o da katil olmazdı. Ona birinci adımımı attım. Ona ikinci adımımı atarken, tek hissettiğim şey, bütün dünyanın kullanmış olduğu bir eşyaydım sanki ve bir sepetin dibine yuvarlandım.