Cumhuriyet sonrası Roman toplumu ve ”Roman Tütün İşçileri”

Egemen Yılgür, şimdiye kadar çok fazla telaffuz edilmemiş fakat aslında Türkiye siyasi ve sosyal tarihinde kritik rolü bulunan Romanları yazarak bizlere çok önemli bir kaynak sunuyor.

Romanların komşum olabilecekleri hiç aklıma gelmezdi.  Aynı mahallede oturacağımız, günlük hayatlarına şahit olacağım, nasıl para kazandıklarını öğreneceğim, eğlencelerine, düğünlerine katılacağım ve tek başına yaşadığım bu hayatta yalnız hissetmememi sağlayacakları hiç aklıma gelmezdi. Romanların düğününe gittiniz mi hiç? Tek kelimeyle, müthiş. Romanlar diğer insanlar gibi (yani bizim gibi) çoğu şeyi dört duvar arasında yaşamıyorlar, hatta hiçbir şeyi dört duvar arasında yaşamıyorlar. Kendilerine dair ne varsa sokakta; sevinçleri, kavgaları, cenazeleri, düğünleri… Sokaktan para kazanıyorlar (kağıt toplayıcılığı, demircilik, eskicilik, çiçekçilik, hamallık, plastik kap-kacak satma) ve sokakta yiyorlar ne yiyeceklerse; o gün hem de, hiçbir şeyi biriktirmeden.

Romanlar hakkında hiçbir şey bilmeden taşındığım bu semtte daha çok şey öğrenmek isterken karşıma çıkan Roman Tütün İşçileri kitabı bana gönderilen bir hediye oldu Ayrıntı Yayınları tarafından. Ve ben yazının giriş paragrafını yazmış olmama rağmen, ilk olarak şunu yazmak istiyorum:

Romanlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

Ne hakkında tam olarak bilgi sahibiyiz ki? Ya hiçbir şey bilmiyoruz, ya bildiğimizi zannediyoruz ya da hiçbir şey bilmememize rağmen mutlak fikir sahibi oluyoruz. 1980’li yıllar, darbeler, devrim, işçilik, haklar… Ne biliyoruz, bize ne öğretildi? Bu ülkenin ”temel” siyasi yapısı nedir, ”temel” devlet yapılanması ne üzerine kuruludur? Bize aslında ne öğretilmez ve gösterilmezken, ne öğretilmek ve gösterilmek isteniyor; doğru öğretildiğini sandığımız hangi yanlış bilgilere sahibiz? Roman tütün işçileri üzerine hiçbir şey bilmiyormuşuz, ne olacak ki, zaten neyi biliyoruz ki?

Böyle bir soru cümlesiyle tamamlayabilirim paragrafı rahatlıkla. Fakat zaten temelde olanı, temelden geleni, yaşanılan tarihsel süreçlerin oluşumunu (yazmak istediğim ”başlangıç noktası” değil kesinlikle)  bilmiyoruz. Çünkü, mesele tam da orada. Oluşumlarda. Günü kurtaran bir devlet politikası ve hükümetlerin kendi kadrolarını oluşturmanın dışına çıkmak istemedikleri vizyonsuzluk yüzünden bizler, her şey hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Romanlar, bilmediklerimizin en dışta kalanı, en dışa itelediklerimiz. Dolayısıyla Romanlar hakkında bilmediklerimiz, bildiğimizi zannettiğimiz birkaç özellikten daha fazla.

Bütün bu kanaatlere giriş bölümünü okur okumaz varıyorum. Çünkü tam içimizde, şehrin merkezi semtlerinde yaşayıp, şehrin ana arterlerinde para kazanmalarına rağmen tarihini ve yaşayışını hiç bilmediğimiz insanlardan müteşekkil bir toplum var. Egemen Yılgür Roman Tütün İşçileri kitabında, aslında ”var olan” fakat ”varlığı” toplum için bir şey ifade etmeyen, toplumun en dışına itelediğimiz Romanları işte bu iz üzerinden anlatmaya başlıyor.

Romanlar, Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi yıllarında Selanik civarından Türkiye’ye geldikten sonra daha çok büyük şehirleri tercih edip bu şehirlerde ücretli olarak tütün işçiliğinde istihdam edilirler. Türkiye’de işçi sınıfının oluşumunda Romanların nasıl tarihsel bir rol üstlendiği, sendikal haklar konusundaki deneyimlerinin ve politik duruşlarının seksenli yıllardaki solcu-devrimci örgütlülüğü nasıl etkilediğini Egemen Yılgüren doğru kaynaklar vasıtasıyla bizlere aktarıyor. Sadece aktarmakla da kalmıyor, Romanların Türkiye’ye göçünden sonra daha çok hangi şehirlere dağıldıkları, aşağı yukarı kaç kişi oldukları, bu şehirlerin bazı mevkiilerinde başlarına ne geldiğine ilişkin (Uzunçayır mevkiinde Kıpti bir çocuğun bir arabanın çarpması sonucu ölmesi, örneğin) ayrıntılarla da anlatımını güçlendiriyor. Fakat bütün bu tarihsel rollerine rağmen Romanların Çingene ismiyle küçümsenmeleri, amele ve komünist olarak mimlenmeleri anlatılmak istenen konunun nirengi noktasını oluşturuyor.

Çünkü toplumda Roman istihdamı ve örgütlenmesi üzerinden sol örgütlenme oluşmaya başlıyor ve 1980’de indirilen darbe sonrası tükenişe kadar da sürüyor bu örgütlenme faaliyeti. Kitabın sayfaları arasında ilerledikçe oluşan ikinci kanaatim, ilk kanaatimin merak unsurlarının da üzerine çıkacak nitelikte oluyor:

Romanlar Türkiye Solu’nun temel yapı taşıdır.

Türkiye–Yunanistan Mübadele yıllarının 1923’te başlayıp 1930’da tamamlandığını düşünürsek, 1980 darbesine kadar elli yedi yıllık bir süreçten bahsediliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin yarı yaşı demektir bu. Böylelikle de Roman Tütün İşçileri’nin, Mübadele yıllarından itibaren Türkiye’de yaşayan nesiller; işçilerin kendileri, çocukları, torunları ve bu topluluğa temas etmiş (Roman olmayan) kişilerin de anlatılarıyla Türkiye’nin sol ve işçi tarihi konusunda aydınlanmamızı sağlayan kapsamlı bir inceleme olduğunu söyleyebilirim.

Kitap boyunca anlatılanlar aynı zamanda isimlerine aşina olduğumuz kişiler üzerinden detaylandırılıyor. Mesela Aziz Nesin, Mihri Belli, Nazım Hikmet, Orhan Suda, Hikmet Çetin gibi isimlerin Roman tütün işçileriyle birlikte mücadele ettiğini, hatta Romanların bazı yazarlarla-aydınlarla beraber hapis yattıklarını satır aralarında öğreniyoruz.

Egemen Yılgür Roman Tütün İşçileri kitabında şimdiye kadar çok fazla telaffuz edilmemiş fakat aslında Türkiye siyasi ve sosyal tarihinde kritik rolü bulunan Romanları yazarak bizlere çok önemli bir kaynak sunuyor. Türkiye’de maalesef bu türde kitapların seyrek basıldığını düşünürsek, henüz 34 yaşında bu çabayı gösteren Yılgür’e ve yazara destek olan akademisyenlere teşekkür etmek gerekiyor kesinlikle. Diğer yandan, Roman Tütün İşçileri’ni Schola Dizisinden çıkaran Ayrıntı Yayınları’nın ayrıntılı kitaplara ne kadar önem verdiğine de bir kez daha tanık oluyoruz elbette.

Romanlar bahar geldiğinde gecekondu evlerini çivit mavisine boyuyorlar. Boyaları azsa, sadece pencere demirlerini boyuyorlar, bir de dış kapılarını. Ekmeklerini sokaktan çıkarıyorlar ve sizin dert ettiğiniz gündelik meseleleri dert etmeyecek kadar seviyorlar hayatı. Hala çok fena solcular. Hala bu toplumun işçileri onlar. Bile bile cahilleştirilmiş ve kendisi de cahil kalmak istemiş böyle köhne bir toplumun içine girmeyip dışarıda kalmayı kendileri tercih ediyorlar.

  • Roman Tütün İşçileri
  • Yazar: Egemen Yılgür
  • Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
  • Türü: İnceleme
  • Yayın Tarihi: Mayıs 2016
  • Sayfa: 335