Yazın

Ateş başında temsil edilen çeşitli gruplar arasında kendine homo-erectusçu diyenler, benler arası kurul toplantısı yapanlar, avcı-toplayıcılar, büyücüler, lanetliler, leoparların izini sürenler, antik yunanı baştan yazalım diyenler, proustyenler, rimbaudcular, yaşamış ruhlarla iletişim kuranlar, adsız romantikler, bohemler vs. vardı. Şimdi size bu renkli sohbetlerden kısa kesitler veriyoruz.

Yazın

Ne yaparsa yapsın bizimle hiçbir zaman bir araya gelmeyen babam, patlayan bu gürültünün etkisiyle hepimizin başını koruma hissine kapılmış mıdır bilmiyorum. Annem bomba olmak istemiş midir bilmiyorum. Bu bomba bizi bir arada tutacak güçte mi bilmiyorum.

Yazın

havada helikopter sesi var kulaklarımda o sağır çınlama öt be artık öt diyorum senden güzel ötüş yok dünyada karanlık göklerden alçalmış da bir gök alnıma tünemiş gak demez dese bir gak silkinecek şu söz düşecek peynir ağlama yavrum ağlamazsan bu masalı doğrultur da yürütürüm kamburuma alırım sokaklardan aşırırım işte terli horoz işte evrenin cücesi işte […]

Yazın

Silahı alnımın tam ortasına dayadığında flashbackler yaşadım. Korktum ama bağırmadım. Bembeyaz olan asık suratını inceledim. Birazdan dağılan kan onun da yüzünü mahvedecekti. Ona üzüldüm.

Yazın

Sait Faik’in “Dolapdere” öyküsü kelimeleri sökülerek farklı bir zamanda aynı sokaklarda yaşanmış bir öykü olan “Nispet No:8″e dönüştürülmüştür. Dışarıdan eklenen kelimeler sarı renkle işaretlenmiştir. Bu bir şiir değil, deneme olarak ‘şiirimsi’dir.

Yazın

“Utancı bilerek yaşamak korkunç/ Daha korkuncu da var: utancı bilerekten yaşatmak/ Gördük hepsini işte, daha da görüyoruz.” Edip Cansever Ara sokaktan, el ele kahkahalar atarak koşuyoruz. Biz iki kadındık yola çıktığımızda. Saat gecenin üçü, buraya kadar nasıl koştuk bilmiyorum. Koşmaya başladığımızda iki kadındık ama o ara sokakta yaşadığımız şeyden sonra sanki bir milyon kadın aynı […]

Yazın

41 Gün önce annem öldü. Domuz Hüseyin hiçbir an annemin yasını tutmama izin vermedi. Hüseyin, süslü pavyonun sahibi. Annemin tecavüzcüsü, benim babamdı. Bunu hiç bilmedim. Neyse. Annem son nefesine kadar masalarda oturmaya, adamların ağız kenarından göğüs kıllarına doğru akan rakı damlalarını yalamaya devam etti. Çocukken neden burada yer aldığımızı, babamın bizi hiç sevmediğini ve diğer […]

DOSYAYazın

Artık bir araya gelişimizi hiçbir dünyevi veya kozmik güç durduramaz, gerçeği biliyoruz, “hayır” gerçeği kimse bizden alamaz. Korkularımız geride kaldı, düşündüklerimiz neyse yaşamımız da öyle olacak.