Yazın

havada helikopter sesi var kulaklarımda o sağır çınlama öt be artık öt diyorum senden güzel ötüş yok dünyada karanlık göklerden alçalmış da bir gök alnıma tünemiş gak demez dese bir gak silkinecek şu söz düşecek peynir ağlama yavrum ağlamazsan bu masalı doğrultur da yürütürüm kamburuma alırım sokaklardan aşırırım işte terli horoz işte evrenin cücesi işte […]

Yazın

dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum-dolduruyordum-boşaltıyordum- aslında ben ünlü bir performans sanatçısı olmak isterken, acısını göstermek isteyenin çektiği filmlerdeki montajla atılmış karelerinden birisi oldum. tıpkı annem gibi davranıyordum yani. Annem, babam salonun ortasında kur’an okurken mutfakta bulaşık yıkardı. Annem, babam televizyon izlerken banyo taşlarını ovardı. Annem, babam hayvanları katlederken bahçeyi yıkardı. Annem, babam bir diğer gün eve geldiğinde babamın sırtını […]

Yazın

Sait Faik’in “Dolapdere” öyküsü kelimeleri sökülerek farklı bir zamanda aynı sokaklarda yaşanmış bir öykü olan “Nispet No:8″e dönüştürülmüştür. Dışarıdan eklenen kelimeler sarı renkle işaretlenmiştir. Bu bir şiir değil, deneme olarak ‘şiirimsi’dir.

Yazın

“Utancı bilerek yaşamak korkunç/ Daha korkuncu da var: utancı bilerekten yaşatmak/ Gördük hepsini işte, daha da görüyoruz.” Edip Cansever Ara sokaktan, el ele kahkahalar atarak koşuyoruz. Biz iki kadındık yola çıktığımızda. Saat gecenin üçü, buraya kadar nasıl koştuk bilmiyorum. Koşmaya başladığımızda iki kadındık ama o ara sokakta yaşadığımız şeyden sonra sanki bir milyon kadın aynı […]

Yazın

41 Gün önce annem öldü. Domuz Hüseyin hiçbir an annemin yasını tutmama izin vermedi. Hüseyin, süslü pavyonun sahibi. Annemin tecavüzcüsü, benim babamdı. Bunu hiç bilmedim. Neyse. Annem son nefesine kadar masalarda oturmaya, adamların ağız kenarından göğüs kıllarına doğru akan rakı damlalarını yalamaya devam etti. Çocukken neden burada yer aldığımızı, babamın bizi hiç sevmediğini ve diğer […]

DOSYAYazın

Artık bir araya gelişimizi hiçbir dünyevi veya kozmik güç durduramaz, gerçeği biliyoruz, “hayır” gerçeği kimse bizden alamaz. Korkularımız geride kaldı, düşündüklerimiz neyse yaşamımız da öyle olacak.