Yazın

Kimler gelecek diye sordu mi eki soru mu yapardı seni gördüğüm de hep mi bitişik olacakken ayrı Nefreti ölümle yoğunlaştırmak üzerine kaç ölçek ne koyulacak Geriye kalanlardan geriye dönüş yok Geride kalanlar -mı onlar- geriye kalan artıklar mı? Kusarak çoğaltamazsın zamanı Kaç kere söyledim senin sevgin bana yeter diye Kendilerine söylene söylene Gittiler Geride kalanlar […]

Yazın

sonra başımı yaran kozalak ve şakaklarımdan akan koyu sıvıyla başkaları büyüdükçe ben küçüldüm ben parmak çocuk zehirli ağızlarında hiçbir şey sustu onlar ne de ben bir çağrı duydum mürekkebin dişlerimden sızışından başka   ben hiç büyümeyen taşlar ve nasihatlerle beslenen sonra başımı döndürdüm işte küçük serçelerin sırtlarına göğüsleri ellerimde enselerinde dişlerim hiç büyümedim   sonra […]

Yazın

Korkuyordum seslerden. Korkunun sonu olmasa da kendimin sonu vardı işte. Yazgı’nın sonu yoktu. Yazgı’yı bulmalıydım. Ya bulamazsam?

Yazın

Çoğu kez gözünüzün önünden geçirebileceğiniz bir hayatı yaşamamışsınızdır. Ben de. Kayıt altına alınmamış hangi an varsa, orada vardım. Kayıt altına alınmış hangi an varsa, orada yoktum.

Yazın

Ateş başında temsil edilen çeşitli gruplar arasında kendine homo-erectusçu diyenler, benler arası kurul toplantısı yapanlar, avcı-toplayıcılar, büyücüler, lanetliler, leoparların izini sürenler, antik yunanı baştan yazalım diyenler, proustyenler, rimbaudcular, yaşamış ruhlarla iletişim kuranlar, adsız romantikler, bohemler vs. vardı. Şimdi size bu renkli sohbetlerden kısa kesitler veriyoruz.

Yazın

Ne yaparsa yapsın bizimle hiçbir zaman bir araya gelmeyen babam, patlayan bu gürültünün etkisiyle hepimizin başını koruma hissine kapılmış mıdır bilmiyorum. Annem bomba olmak istemiş midir bilmiyorum. Bu bomba bizi bir arada tutacak güçte mi bilmiyorum.

Yazın

havada helikopter sesi var kulaklarımda o sağır çınlama öt be artık öt diyorum senden güzel ötüş yok dünyada karanlık göklerden alçalmış da bir gök alnıma tünemiş gak demez dese bir gak silkinecek şu söz düşecek peynir ağlama yavrum ağlamazsan bu masalı doğrultur da yürütürüm kamburuma alırım sokaklardan aşırırım işte terli horoz işte evrenin cücesi işte […]

Yazın

Silahı alnımın tam ortasına dayadığında flashbackler yaşadım. Korktum ama bağırmadım. Bembeyaz olan asık suratını inceledim. Birazdan dağılan kan onun da yüzünü mahvedecekti. Ona üzüldüm.

Yazın

Sait Faik’in “Dolapdere” öyküsü kelimeleri sökülerek farklı bir zamanda aynı sokaklarda yaşanmış bir öykü olan “Nispet No:8″e dönüştürülmüştür. Dışarıdan eklenen kelimeler sarı renkle işaretlenmiştir. Bu bir şiir değil, deneme olarak ‘şiirimsi’dir.

Yazın

41 Gün önce annem öldü. Domuz Hüseyin hiçbir an annemin yasını tutmama izin vermedi. Hüseyin, süslü pavyonun sahibi. Annemin tecavüzcüsü, benim babamdı. Bunu hiç bilmedim. Neyse. Annem son nefesine kadar masalarda oturmaya, adamların ağız kenarından göğüs kıllarına doğru akan rakı damlalarını yalamaya devam etti. Çocukken neden burada yer aldığımızı, babamın bizi hiç sevmediğini ve diğer […]