Yazın

“Utancı bilerek yaşamak korkunç/ Daha korkuncu da var: utancı bilerekten yaşatmak/ Gördük hepsini işte, daha da görüyoruz.” Edip Cansever Ara sokaktan, el ele kahkahalar atarak koşuyoruz. Biz iki kadındık yola çıktığımızda. Saat gecenin üçü, buraya kadar nasıl koştuk bilmiyorum. Koşmaya başladığımızda iki kadındık ama o ara sokakta yaşadığımız şeyden sonra sanki bir milyon kadın aynı […]

Yazın

41 Gün önce annem öldü. Domuz Hüseyin hiçbir an annemin yasını tutmama izin vermedi. Hüseyin, süslü pavyonun sahibi. Annemin tecavüzcüsü, benim babamdı. Bunu hiç bilmedim. Neyse. Annem son nefesine kadar masalarda oturmaya, adamların ağız kenarından göğüs kıllarına doğru akan rakı damlalarını yalamaya devam etti. Çocukken neden burada yer aldığımızı, babamın bizi hiç sevmediğini ve diğer […]

Yazın

Zıdırı Koyu’nda çok fazla kötü adam vardı. Bayan Kimki and içmişti. Yeryüzündeki tüm kötü adamların çüklerini kesicekti, kestirecekti daha doğrusu. Elinde Joe gibi bir velinimet vardı. Daha önceden Joe’ya sadece öldüttürürdü. Ama çüksüz kötü bir adam, ölü bir kötü adamdan daha hazindi. Bu fikir hoşuna gitmişti Bayan Kimki’nin. Joe bu iş için biçilmiş kaftandı. Joe’nun […]

DOSYAYazın

Artık bir araya gelişimizi hiçbir dünyevi veya kozmik güç durduramaz, gerçeği biliyoruz, “hayır” gerçeği kimse bizden alamaz. Korkularımız geride kaldı, düşündüklerimiz neyse yaşamımız da öyle olacak.