EleştiriET CETERAFikir

İddialı bir sözle başlayalım. Epeydir bir rock yıldızı olarak bilinen Nobelli şarkıcı/şarkı sözü yazarı Bob Dylan son birkaç albümdür kendini Amerikan Edebiyatı kurumunun aslî bir üyesi olarak konumlandıran bir şair artık. Son albümü bu konumlandırmanın en belirgin göstergelerinden biri. Söz konusu konumlanışı nereden anlıyoruz? Elbette şarkılarındaki göndermelerden ve Amerikan kanonunun geçmiş temsilcileriyle giriştiği hesaplaşmadan. Bu […]

Eleştiri

Edebiyatta olduğu gibi, müzikte ve sinemada da bu yeraltı kapısından girince zihnimizi dolduran sesleri; yani bir reddiyenin, hayatın maddi ve duygusal yükü altında ezilmenin, ilişkilerde yorulmanın, kapalı devre içinde kaçma uğraşının kaotik, ama kaosu içinde güzel seslerini tanıyanlar, Genç Yazarın Notları’nda aynı gezintiye çıkacaktır.

Eleştiri

Onur Orhan içtenlikle, yazar olarak kendi öz sesini kısma pahasına, o sesleri, yani, torbacıysa torbacının, katilse katilin, cahilse cahilin, pavyon karısıysa pavyon karısının dilini ayıp mı kaçar diye tereddüt etmeden okura duyuruyor/hatırlatıyor.

Eleştiri

Dünyaya ve etrafında olup bitenlere olduğundan çok kendine öfke duyuyor Rüzgar, kimliğini bölüp parçalıyor ve tam da bu kendine yönelen şiddeti neredeyse “yöntemsel” bir imkan haline getirerek bir zamanlar peşinden gittiği “büyük anlatıları” çözüp ufalıyor.