Eleştiri

Nazlı Karabıyıkoğlu, araçsallaşmış aklın bizi betona, kapitalizmin takırtılarla işleyen çarkına, dijital cennetlere zincirlediği modern zamanların içinden eğri büğrü yollar açmaya çalışıyor. Kazanlar kaynatıyor; kurban kanları akıtıyor; ruhunu, büyüsünü, bütünlüğünü yitirmiş bir dünyaya, doğaya ve doğasına yabancılaşmış insana orman kokulu nefesler üflüyor.

Eleştiri

En “İngiliz” romanlarında bile, Afrika’nın o yola gelmez sıcak yüreğinin, satırların altında küçük trampetler gibi tıpır tıpır attığını duyabilirsiniz. Aynı şey duygular için de geçerlidir. Orta yaş üzerindeki bir kadının aşk ve cinsellikle ilgili duygu ve düşüncelerini bu denli açıklık ve gözüpeklikle yazabilmesi bir cesaret işidir. Bu açıdan bir amazondur Doris Lessing.

Fikir

“çoktan döndüm gittiğim gurbetlerden yine de içimde kanayan bir sılanın sesi”   “İnsan ölüm gibi yaşama da hazır olmalı.” Ahmet Oktay’ın ölüm haberini ilk duyduğumda aklıma, dilimin ucuna geliveren bir dizeydi bu, en çok ölüme mi hazırız bu coğrafyada, birilerinin bize yaşamı (da) hatırlatması (mı) gerekiyor diye bir nice düşündüren insanı. Çağıran, seslenen, ötekine el […]

Fikir

Gerard de Nerval Baudelaire, Rimbaud, Mallarmé, Apollinaire ve Proust gibi Fransız şair ve yazarları etkilemekle kalmamış, bizde de başta Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yahya Kemal olmak üzere birçok şair üzerinde etkili olmuş. Burada bir küçük bilgi: Yahya Kemal öldüğünde, hasta yatağının başucunda açık olarak duran bir kitap varmış ve bu kitap Nerval’in Aurélia’sıymış!