EleştiriFikir

Sıkıntı, uyumsuz, kaygı ve ölüm gibi izleklerin egemen olduğu “Tragedyalar,” esas itibariyle olamamanın tragedyasıdır. Egemen söylem/tanrılar ile hiçlik arasındaki gerilimde kahramanlar, ne söyleme yönelik uymacı bir tavır takınabilirler ne de kendi varoluşlarını anlamlı bir biçimde tanımlayabilirler.