Yazın

M ABİ. Morinyo M abi’yi çok seviyor. Onun filmini yapmak istiyor. M abi aşırı tatlı ve melankolik biri. Geçkin yaşına rağmen tam bir delikanlı gibi davranıyor. Hararetli, duygulu ve kontrolsüz. Belli ki asla yavaş bir yaşlıya dönüşmek istemiyor. M abi tavlada Morinyo’yu hep yeniyor. Morinyo’nun tam tersine o her şeyi çok ciddiye alıyor. Sürekli zarla […]

EleştiriFikir

Byung-Chul Han Şiddetin Topolojisi adlı harikulade akışkan ve baştan sona etki dolu kitabında şiddetin kaynaklarını demode bir yaklaşımla ve basitçe “dışarıda” aramıyor. Hatta ‘dışarı’ya dair neredeyse hiçbir şey söylemiyor kitap boyunca. Hiç öyle kısa yoldan ‘şiddetin kaynağı otoritedir, eğitimdir, aktarımdır’ gibi sorunu ve çözümü hep ‘işaret edilenlerde’ arama kolaycılığına pas vermiyor. İçe yöneltiyor okları.

Yazın

bu elimde bir silgi bu elimde tüh silgimi bir şeyle biliyorum o tadı dilimden siliyorum döngü dön hissizlik hissizlik diliyorum biraz biraz sessizlik ateş mi o döngü dön geceleri sesler duyan delimden biliyorum. biliyorum seslerin ardı sıra gelen bilinmez bir şeyimden biliyorum ben seninle bitliyim pencerem isli dön döngü dön siliyorum siliyorum sis. rüyamda elimde […]

Yazın

1- ADA   Herhangi bir Nisan günü. Güneşli güzel bir gün. Sabah erkenden vapura atlayıp Ada’ya geldim. Marketteki bütün meyveleri çantama doldurup ormana çıktım. Yolda karşılaştığım bütün ninelerin çantalarını taşıdım. Bütün dedelere gülümseyerek selam verdim. Yol kenarındaki bütün yeşil erik çağlalarını yedim. Ormanda bütün çiçekleri kokladım. Bütün köpeklerin başını okşadım. Bütün ağaçlara sarıldım. Bütün kütüklerin […]

Yazın

-deneme I   kediler geçer rüyalarımda allı pullu kediler damların üzerinden ben zararlı ben yıllardır demire hayret bakar bakar anlarım hatırlarım ilk öpüşümü dünyayı bir mumya kabuğunun aralığından suların etiği ruhların demliği lubunyaların en sürmelisi hala tatlı akar kanım usturaların kestiği yerden.   ahh! neydi “o veli” gibi gidişimiz bembeyaz köpüklerle kaçıklara kaçıklar ki fena […]

FikirGündem

Geçen gün etilen.net sitesinden Metis Yayınları’na Açık Mektup başlığıyla yayınlanan bir yazı okudum… beni bir okur olarak inciten, irrite eden ve bu yazıyı da güdüleyen şey söz konusu metnin okuyanı yayınevine ‘karşı’ saf tutmaya çağıran yüzeysel ‘politik’ saldırganlığı ve yıkıcılığı oldu.