Eleştiri

Dünyaya ve etrafında olup bitenlere olduğundan çok kendine öfke duyuyor Rüzgar, kimliğini bölüp parçalıyor ve tam da bu kendine yönelen şiddeti neredeyse “yöntemsel” bir imkan haline getirerek bir zamanlar peşinden gittiği “büyük anlatıları” çözüp ufalıyor.

Eleştiri

Godard ve Ben filmindeki temel sorun, sinemayla politikayı birbiriyle kavga halinde iki pratik gibi ele alması ve toplumsal dönüşüm talebininin “naif” olduğunu ima ederek izleyiciyi mevcut koşullara razı gelmeye çağırmasıdır.

Eleştiri

Kadının bu denli çocuksulaştırılması, mantık-dışı, zayıf ve duygusal kadın anlatısı, politik referanslarla dolu bir filmde politik açıdan tamamen yanlış duruyor. Sinemanın kurucu bir söylem alanı olduğunu kuşkusuz benden iyi bilen yönetmen, hiç değilse filmini çektiği toplumun kadın mücadelesine bakarak karakter geliştirse daha isabetli olurmuş.