EleştiriFikir

Extramücadele sadece tarihin değil, bugünün de tüylerini tersten tarayarak, uyuşuk örtüyü bugün için de kaldırıyor. Pürüzsüz yüzeyde pürüzler ve delikler açıp, içeriyi gösteriyor. İçerisi de toplumu oluşturan ‘suç unsuru’ söylemler, mitler ve kurgularla dolup taşıyor.

Eleştiri

Rimbaud edebiyatta bir serserilik ve aşırılık efsanesidir; bir ‘poeté maudit’ (lanetli şair) olarak hem edebiyatçı, hem de kısa ve acayip yaşamıyla ‘erken doğmuş’ bir rock yıldızı gibidir… Palahniuk ve benzerlerinde topyekün bir sistem eleştirisi ya da Rimbaud’da olduğu gibi, ‘başka bir olasılığa’ işaret eden yıkıcı bir bakış değil, sığ bir tüketim eleştirisi ve şiddet romantizmi vardır.

FikirGündem

Bir şahıs miti yaratmaya çalışan, devlet mekanizmasındaki ‘bürokrasiyi’ de kaldırarak neredeyse ‘şahsi’ bir tek adam sistemi yaratmaya çalışan birinin ‘şahsına’ yönelik her tür eleştiri, espri, ironik yorum vesaire de o şahıs mitini besler. Bürokrasi yerine kendi duygusal ve akli iniş çıkışlarını koymak isteyen ‘otoriter’ bir siyasi odağın zaten istediği şey, bir yönetim mekanizması gibi anonim kalmaktansa, şahsen ciddiye alınmak, şahsen ‘varsayılmaktadır.’

Fikir

Hayatı savunanların sözleri sarmaşık gibi her yeri saracak, gecenin işçileri bozguna uğrayacaktır. Hayatın binbir sesi, kötülük memurlarının bu binbir sesi yok etmeye çalışan tek-sesini hükümsüzleştirecektir, er ya da geç.

Eleştiri

Murat Özyaşar zor ve leziz bir bileşke yaratıyor: bir yandan büyük tarihle hesaplaşırken, bir yandan da şahsi bir edebi estetik yaratarak, en acı ve sert tarih kesitleriyle boğuşmasına rağmen kendi edebi özerkliğini ve şahsi kırılganlığını da muhafaza ediyor.   Fredric Jameson’ın ‘ulusal alegori’ dediği bir şey var. Üçüncü Dünya ülkelerinin (gayet sorunlu bir tanımlama ama […]