Fikir

Allen Ginsberg’ü diğer beatniklerden ayıran en önemli şey herhalde Amerikan ideolojisini radikal bir biçimde reddetmesi ve zıt kutba, komünizme her zaman yakın durmasıdır… Beat kuşağı yazarları içinde Küba’ya ve Çin’e giden, Amerika’nın baş düşmanlarını ziyaret ve tecrübe eden tek kişi de oydu.

Eleştiri

Güneş Terkol’un işlerinde hafiflik ve ağırlık, rüzgâr ve yerçekimi bir arada işliyor, denebilir. Bir yandan uçuşan tüllerle yaratılan hafif bir his, bir yandan da o tüllerin uçuşmasını durduran ‘ağır içerik’ Terkol’un işlerine benzersiz ve adlandırılması zor bir gerilim kazandırıyor.

DOSYA

Bu okuyacağınız Post’un ilk dosyası ve dosyalara bir ‘giriş’ yazısı yazmak adettendir, o adeti yerine getirelim. Önce ‘dosya’ denilen şeyin kendisine dair bir heyecandan bahsedelim: Post olarak bu ‘dosyacılık’ işi sürekli ertelediğimiz bir şeydi ama bir yandan da yoğunlaşmak ve yoğun metinler üretmek için çok iyi bir vesile olduğunu biliyorduk. Ve bütün ertelemelerden sonra nihayet […]

Eleştiri

Jesse Gagliardi’nin ‘Boş Mesken II: Aile Portreleri’ adlı solo sergisi sanatın ‘radikal’ bir siyasi ve kültürel işleve sahip olduğu 60’lı yılların Stüasyonistleriyle aynı ruhu paylaşıyor ve her şeyin fena halde ‘sermaye’ye bağımlı olduğu bu devirde bir nefes alma alanı yaratıyor.

Fikir

Sanatın iyiden iyiye profesyonel bir projeciliğe dönüştüğü, eski bohemlerin yerini yeni ‘sanat profesyonelleri’nin aldığı bu dönemde, Stilinovic’in o dağınık ve tembel halini yeniden hatırlamak gerekiyor. Gittiği yer her neresiyse, orada tembel ve rahat uyusun. Elveda Mladen.

EleştiriFikir

Extramücadele sadece tarihin değil, bugünün de tüylerini tersten tarayarak, uyuşuk örtüyü bugün için de kaldırıyor. Pürüzsüz yüzeyde pürüzler ve delikler açıp, içeriyi gösteriyor. İçerisi de toplumu oluşturan ‘suç unsuru’ söylemler, mitler ve kurgularla dolup taşıyor.

Eleştiri

Rimbaud edebiyatta bir serserilik ve aşırılık efsanesidir; bir ‘poeté maudit’ (lanetli şair) olarak hem edebiyatçı, hem de kısa ve acayip yaşamıyla ‘erken doğmuş’ bir rock yıldızı gibidir… Palahniuk ve benzerlerinde topyekün bir sistem eleştirisi ya da Rimbaud’da olduğu gibi, ‘başka bir olasılığa’ işaret eden yıkıcı bir bakış değil, sığ bir tüketim eleştirisi ve şiddet romantizmi vardır.