Yeni büstler, kuşun sıçmasını bekliyor

Kafamın içinde bir ideoloji sürtüğü konuşurken
o ateşe bakıyor, mermer ellerini kendisi kıracak gibi
deniz kristallerine doğru gidiyordum ben
ve deniz, hep uzaktır, bilirsiniz
spiral martılar hep orada kafamızın üstünde
ve kürsüler hep dolu diye diye
bir karnaval düzenleyip
kendinize bir bir bir gelmezsiniz
hep hazır gündüzler
paketlenmiş bir gündüz yaşıyorsun
taşıyorsun milli dağlarını milli yaralı dalgalarını
o ateşe bakıyor
ben ikibinincikez ona bakıyorum
o ateşe bakıyor
ben ikibinincikez ona bakıyorum
korku bir kelime midir
yoksa bir cümle midir
bunu düşünüyorum
biz yeni büstleriz
Anadolu kaosu ve ateş dansı
biz yeni büstleriz
şehirlerde telefon kabloları ve kan
o hala ateşe bakarken
mermer ellerini ovuşturuyor
onun eline düşmek vardır
ve deniz, hep uzaktır, bilirsiniz
iyiyim demektir, eve dönüp dolabımdaki kaftanları parçalayabilirsem
o, bir samuray kılıcı gibi kadıköy’de vapur beklerken
nefsimi kapatırım, nasıl kapatacağım ben nefsimi
mermer parmaklarında bir sigara ateşe bakarken
ben ikibininci kez sakat, alevler yüzünde parlak
bu makineyi durdurmaları gerek
bu iyiyim sen de iyi ol makinelerini
bu çarşıpazar makinelerini
bu insanlık ölmedi ya makinelerini
bu ırzımız parçalanıyor makinelerini
korkumuzun yağlı boya portresi
karanlıkta kararlıyız
biz yeni büstleriz
birbirimizi parçalayacağız
toplanıp toplanıp olaysız dağılacağız
o ateşe bakıyor
ben ikibinincikez kendime
işçiydim. haklıydım.